|
18 Mayıs 2012 Cuma
Bu çileye son verin
Zülkef YEŞİLBAHÇE zulkefyesilbahce@bursahaber.com.tr
Değerli okuyucularım; Bu köşede yer alan yazılarımın genellikle kamu yararına olmasına oldukça özen göstermeye çalışırım. Bu nedenle bazılarınız köşemi dert köşesi olarak da nitelendirebilirsiniz. Önemli olan günlük hayatımızda karşılaştığımız olumsuzlukları paylaşmak ve onların giderilmesine katkıda bulunmaktır.
Bu hafta da, hafta içerisinde bir sağlık raporu almak için şahsımın ve vatandaşların yaşadıkları sıkıntıları köşemde sizlerle paylaşarak; Muradiye Memleket Hastanesi Baş Hekimi Sayın Dr. Bülent Hakan Tekin. Bursa Sağlık İl Müdürü Sayın Özcan Akan n. İnsana hizmeti her zaman ön planda tutan Sayın Valimiz Şahabettin Harput beyin 12 vali yardımcısından sağlık sorunları ile ilgilenen Sayın vali yardımcımızdan vatandaşın bu isyanına kulak vermelerini isteyeceğiz. Balkan Göçmenleri dernek yöneticileri halkımıza, üyelerimize sürekli çağrılarda bulunuruz. Gidin balkanlarda bıraktığınız değerlerinize sahip çıkın! Vatandaşlık hakkınızı ve Türk isimlerinizi geri alın diye. Diyoruz demesine de kendimiz vatandaşa örnek olmuyor muyuz? Bu durum beni uzun yıllardır rahatsız ediyordu. Bir ara siyasete bulaştık. Siyasette çamur atmak kolaydır. Bu adam iki ülke vatandaşı, sıkıyı görünce kaçar gider demesinler diye bu işi erteledim. Nihayet karar verdim Bulgaristan vatandaşlığını alabilmem için gerekli evrakları toplamaya. Zamanın Bulgaristan yönetimi bizi sınır dışı ederken, hastamıyız, sabıkalımıyız a bakmadan atmıştı. Tekrar geri gelebilmemiz için adeta posttaki saydırıyor. Hadi diyelim onlar geri dönmememiz için zorluklar çıkartıyorlar. Ya bizim kiler ne yapıyor. Gelin şimdi 26 Ocak 2012 Perşembe günü sabah saat 9.00 da Muradiye hastanesinde başlayan ve 2,2.Perşembe günü sonuçlanan, sağlık komisyonundan sağlıklı olsan da alman gereken raporun sürecini takip edelim. Evrak kayıta vardığınızda elinize bir kâğıt tutuşturuyor. Gidin bunu fotokopi çektirin ve bana gelin. Söz konusu kâğıt kuruma vereceğin dilekçe örneği. Sıradan çıkıyorsun. Başlıyorsun fotokopi nerede çekiliyor diye aramaya. Dilekçeyi dolduruyor ve sıranı bekliyorsun. Kimliğinle dilekçeni verdiğinde, bir fotoğraf diyor görevli. Fotoğraf yok diyorsun. Yoksa dilekçeni ve kimliğini geri veriyor ve sıradaki diyor. Mecburen sıradan çıkıyorsun. Bu büronun yan tarafına sağlık raporu için gerekli evraklar şunlardır diye büyük harflerle yazılsa olmaz mı? Neyse mecbursun, fotoğrafı da temin ettin geldin. Muayene olacağın doktorların listesini içeren kâğıdı aldın. Doktorun birisi üçüncü katta. Birisi bodrum katta bir diğeri, bilmem nerede. Sağlıklı insanlar zaman kaybını hesaba katmazlar ise kuyruklarda uzun süre bekledikten sonra bu yerleri dolaşabilirler. Y o zavallı yaşlı hastalar. El arabaları ile in alt kata. Çık üst kata, hasta da perişan onu gezdiren refakatçisi da. Hafta içerisinde Salı ve Perşembe günleri verilen sağlık raporlarının doktorları söz konusu günlerde muayenelerini bir katta yapsalar olmaz mı?.135 TL bedel ödenerek alınan bu rapor için insanları bir de verem savaşa, bir filmin çekilmesi için Heykele kader gönderileceğine, söz konusu günlerde hastane içerisinde çekilmesi mümkün değil mi? Perşembe günü doktorların ancak yarısından geçebildiniz. Bu nasıl tam gün çalışma ise Doktorlar ve birimleri saat 12 00 kadar çalışıyorlar. Bekle bakalım Salı gününü. Koşturuyorsun, o doktor senin, bu doktor benim. Arabalı sandalyeler üzerinde hastalar geliyor. Vicdanın sızlıyor, sıranı veriyorsun. Arka sıralardan saygısızın birisi haykırıyor. Beklesin sırasını kardeşim diye. Yazık, yazık biz bumu yuz diyorsun kendi, kendine. Bütün kapıları dolaştık. Raporların saat 16 00 da verileceği söylendi. Saat 17 oldu. Raporlar imzadan çıkmıyor.15 civarında kişi bekliyoruz. Aramızdan 70 yaşlarında birisi.”Rapor almak gâvur eziyeti kardeşim, gâvur eziyeti” diye haykırıyor. Biz balkanlarda yaşayanlar gâvur eziyetinin ne olduğunu biliriz. Demek ki amcanın da canına tak demiş. Raporu yurt dışına göndereceğimden. Sağlık İl Müdürlüğünden ve valilikten de onaylanması gerekiyor. İl müdürlüğüne gittiğimde sekreter hanım demesin mi bunu imzalayacak kişi yok yarın geleceksin. Peki, bu zatı muhteremin vekili, yok mu? Bak hanım kardeşim; Ben tam bir haftadır bu raporun peşindeyim. Bu raporu imzalatmadan bir yere ayrılmıyorum. Elbet birisi gelip derdimi soracaktır. Hanım efendi bir yerlere telefon etti. Raporu masasından alıp alt kata doğru gitti. Kısa bir zaman içerisinde, raporu imzalatmış geldi. Sesimi yükseltiğimden dolayı kendisinden özür diledim. İsyanım kendisine değil, sisteme olduğunu belirttim. Biz yaşadıklarımızı aktardık. Takdir yetkililerin. Yükleniyor...
|
|